nasrettinhocafikralari.gen.tr
Nasrettin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca Fıkraları

Nasrettin Hoca Fıkraları

Nasrettin Hoca Hayatı

Nasreddin Hoca'nın Kişiliği

Nasreddin Hoca Sözleri

Nasreddin Hoca Hakkında Söylenenler

Ana Sayfa | Soru Cevaplar | Yeni Makale Ekle | En Son Yapılan Yorumlar | En Çok Tartışılan Konular | En Çok Okunan Yorumlar



Nasreddin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca fıkraları, kişileri ve toplumu iyi tanıyan, insanlar arasındaki münasebetlerdeki aksaklıkları düzene sokmak için, bunu insanlara nasihatlerle dile getirmiş olan Nasreddin Hoca tarafından anlatılmıştır. Fıkralar insanları düşüncelere sevk ederek, doğruyu bulmalarına yardımcı olmuştur. O dönemde kadılık yapmış kişiler bile Nasreddin Hoca'dan yardım alarak, işlerini yürütmüşlerdir. Bu fıkralar başka dillere de çevrilmiş, hakkında önemli övgüler yapılmıştır. 1996 - 1997 yılları UNESO tarafından Nasreddin Hoca yılı olarak ilan edilmiştir.

Nasreddin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca kimdir?

Eskişehir şehrinin Sivrihisar ilçesine bağlı olan Hortu köyünde 1208 yılında doğan Nasreddin Hoca, ilçede medrese eğitimi alarak, köyünde imamlık yapmıştır. 1237 senesinde Akşehir'e yerleşerek, İslam dini ile ilgili çalışmalar yapmıştır. Söylenene göre medrese de ders verip, kadılık yapmıştır. Bu yüzden kendisine "Nasuriddin Hace" adı verilmiştir. Bu isim zaman içerisinde Nasreddin Hoca olarak anılmıştır. Hayatına ait bilgiler, halkın onu sevmesinden dolayı söylentilerle karışmıştır. Hayatına ait olan çoğu şey gülünç durumlar ve olağanüstü nitelikler kazanmıştır. Bunlar arasında Mevlana ile yakın olduğu, Selçuklu sultanını ile tanıştığı gibi bilgiler vardır. Hazır cevap kişiliği herkes tarafından bilinmektedir. Akşehir'de 1284 yılında vefat etmiştir.

Nasreddin Hoca fıkralarının özellikleri nelerdir?

Nasreddin Hoca kendisinin ağzından söylediği gülmecelerin anlamı ile değerlendirilir. Onun fıkraları incelendiğinde bunlarda yer alan kelimelerin anlamları sadece belli bir dönemi değil, Anadolu'da yaşayan halkın yaşam tarzını, eğlenme ve alay türünü, onun yergi ve övgü becerilerini anlatmaktadır. Onun fıkralarının odağı övgü, yergi, sevgi, alaya alma, kendisiyle çelişkiye girme, kendini gülünç hale getirme, hoşgörülü olma gibi konulardır. Fıkraları anlatırken bilgisiz, utangaç, kurnaz, şaşkın, bilgin, korkak, atak, atılgan gibi farklı kişiliklere bürünmüştür. Anadolu halkının olaylar karşısında nasıl davrandığını, düşüncelerini ele almıştır. Nasreddin Hoca halkın duygu ve düşüncelerini gülmece ile yansıtan fıkralar oluşturmuştur. Fıkralarda konuşturulan kişi, konuşturanın ağzını kullanır. Bu sayede halk Nasreddin Hoca'nın kendi diliyle aslında kendi sesini duyurmuş olur. Fıkralardaki olaylarda Nasreddin Hoca soyut şeylerle değil, yaşanmış olan bir olayla bağlantılı şekilde meydana çıkar. Olay karşısındaki tepki, gülmeceyle dile getirilir. Fıkralarda anlatılan olayların çoğu halkın arasında geçmektedir. Fıkraların bir özelliği de halkın duygu ve düşüncelerini yansıtan, fıkralarda dile gelen eşeği karakaçandır. Eşek ve Nasreddin Hoca birbirinden ayrılmaz bir ikilidir. Karakaçan özellikleri ile onun arkadaşı, taşıtı her şeyidir. Ye kürküm ye, kazan doğurdu ipe un sermek gibi deyimler söylendiğinde akla Nasreddin Hoca fıkraları gelmektedir.

Nasreddin hoca fıkralarından örnekler

Kırk yaşındayım

Hoca'ya yaşını sorduklarında, "kırk yaşındayım" demiş. Bir kaç sene sonra yaşını tekrar sorduklarında, yine aynı cevabı vermiş. Bu sefer Hoca efendi nasıl olur, daha önce de yaşını sorduğumuzda kırk demiştin. Hoca gülümseyip, erkek olan her zaman sözünde durur! diye cevap vermiş.

Yemesi kolay olsun

Timur'un defterdarı olanlar hesaplarda bir yanlışlık yapmıştır. Bunu duyan Timur, bu işe kızarak, kağıtları defterdarlara yedirir ve işten çıkarır. Onların yerine Nasreddin Hoca'yı işe alır. Hoca tüm hesapları yufkanın üzerine yapmaya başlar. Timur merak ederek bunun sebebini sorar. Hoca tam da kendinden beklendiği gibi cevap verir. Yemesi kolay olsun Hünkarım!

Oğlak büyüdü

Günlerden bir gün Hoca'ya burcun nedir diye sormuşlar. Hoca "teke burcu" diye cevap vermiş. Bu sefer aman Hocam nasıl olur? demişler. Hoca cevap olarak, ben 70 sene önce doğdum. Artık oğlak büyüdü ve teke oldu, demiş. 

Memnun mu?

Bir gün Nasreddin Hoca'ya sormuşlar, Hocam Ramazan bizden memnun mudur, onu memnun etmiş miyiz ki? Bunun üzerine Hoca, sizden memnun olmasaydı, her yıl 10 gün erken gelir miydi? demiş.

Evini tarlaya taşı

Günlerden bir gün adamın birisi Hoca'ya, evim hiç güneş almıyor, diye serzenişte bulunmuş. Hoca'da tarlan güneş görüyor mu? diye sormuş. Adam evet cevabını verince, Allah'ın güneşini kaçırma, evini tarlaya taşı, der.

Kuşa benzedin

Hoca yolda giderken bir leylek bulmuş. Leyleği eve götürmüş. Hoca daha önce görmediği leyleğin uzun gagasını ve bacaklarını yadırgamış. Tuttuğu gibi bacaklarını ve gagasını kesmiş. Sonra yüksek bir yere koyarak, memnun bir şekilde; işte şimdi sen kuşa benzedin, demiş.

Dokuz akçe

Bir gün rüyasında Hoca'ya dokuz akçe vermişler. Sonraki rüyasında Hoca dokuz akçe yerine, on olsun diye kavgaya başlamış. Uyandığında bir bakmış ki, elleri boş. Hemen uykuya dalmak için, gözlerini kapatmış. Elini uzatarak, tamam demiş. On akçe değil, dokuz akçe olsun demiş.

Göle yoğurt çalmak

Bazı insanlar olmadık heveslere kapılırlar. Hoca böyle insanlara ders vermek için, eline bir kap yoğurt alarak, gölün kenarına gelmiş. Başlamış göle kaşıkla yoğurt atmaya. Onu görenler, ne yapıyorsun Hocam, demişler? Hoca istifini bozmadan, göle yoğurt mayası atıyorum, demiş. Onlarda olur mu hiç, göl maya tutar mı? Hoca geri kalır mı hemen, ya tutarsa! demiş. 

Evin sahibiyim

Hoca evinde gece gürültüyle uyanmış. Bakmış ki, hırsız eşyaları topluyormuş. Hiç sesini çıkarmadan, düşmüş hırsızın peşine. Bunu fark eden hırsız kızarak, sen beni neden takip ediyorsun? diye sormuş. Hoca hemen ben taşıdığın evin sahibiyim! demiş.

Evliliğin anlamı

Bir gün Hoca'ya evliliğin anlamını sormuşlar. Hocanın verdiği cevap; Evlilik gündüzleri çifte yapılan hırlama, geceleri ise çifte horlamadır, olmuş.

Ben uyuyorum

Şehre giden Hoca, bir arkadaşıyla handa konaklamış. Gece yarısı olduğunda arkadaşı, Hocam uyudunuz mu acaba? diye sormuş. Hoca hemen buyurun, demiş. Arkadaşı sizden biraz borç isteyecektim, demiş. Hoca hemen horlamaya başlamış. Ben uyuyorum şimdi! demiş.

Sıkarken öldü

Hoca yol kenarında kedisini yıkarken, oradan geçen arkadaşı, Hocam kediyi yıkarsan ölür, demiş. Hocanın aldırmaması üzerine de yürümüş. Dönüşte yol kenarında Hoca'yı ve ölmüş olan kediyi görünce, ben demedim mi? kediyi yıkama ölür diye! demiş. Hoca durur mu, zaten yıkarken ölmedi ki! sıkarken öldü, demiş.

Yayınlanma Tarihi : 07.01.2014 05:40:40

Yorumları ve Tartışma Forumları
İsminiz :
Yorumunuz :
Yorumunuza gelen cevapları takip etmek istiyorsanız, E - Posta adresinizi girmelisiniz. ( E - Posta Adresiniz Site de Yayınlanmaz)
Güvenlik : Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin

2 Yorum Yapılmış "Nasreddin Hoca Fıkraları"



ahmet
27.02.2014
Çok eğlenceli bir yer burası çok çok eğlenceli heheyt

nehir
19.02.2014
Ne zaman açlacak. Bu bir ödev





Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | Yardım Forumları

Nasrettin Hoca Fıkraları, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Ekim - 2014